« Önceki | Sonraki »

28/4/2008

14 Aslan'ın müthiş mücadelesi

Dev maçla ilgili olarak hafta boyunca bizler konuştuk. Her zaman olduğu gibi gerekenden çok da fazla konuştuk... Oysa gerçek söz sahada söylenecek ve onu da futbolcular yapacaktı... Bütün bir sezonun hesabının bu maçta görülecek oluşu, maçı "yürek dayanmaz" hale getirmişti. Üstelik şampiyon oluyorum derken kendini 3.lükte bulma tehlikesi de kapıdaydı...

İlk 45 dakika bittiğinde, Fenerbahçe'yi izleyen yorumcu arkadaşlar Sarı Lacivertli takımı bu sezon hiçbir karşılaşmada bu kadar etkisiz görmediklerini söylüyorlardı. Gerçekten de Galatasaray sezonun kaderini belirleyecek maçı kazanmayı rakibinden çok daha fazla istediğini bütün belirtileriyle ortaya koymuştu. Sadece sonuç alma yönünde yeterince becerikli sayılmazdı. Tabii Ümit Karan'ın direkten dönen vuruşunda da talihsizdi. Gerçi ortada hiçbir şey yokken bulunan hazine değerindeki golden sonra talihsizlikten sözetmek de pek doğru olmazdı. Volkan'ın rahatça alabileceği topa Edu da çıkınca Nonda futbol hayatının belki de en önemli golünde topu kafasıyla ağlara itme zahmetine katlandı.

Açıkçası böyle bir maçta nefis bir organizasyon ya da kurşun gibi bir şutla yenecek golden çok daha yıkıcıydı böylesi... Ardından Edu'nun yerini Yasin'e bırakmak zorunda kalması F.Bahçe için iyi bir gece olmayacağını gösterir gibiydi... Galatasaray her yönden daha iyi hazırlanmıştı maça. Sadece saha içinde değil tribünde de güçlüydü Cim Bom. Eski başkanlar ve teknik direktörlerin tribünde yer alışı, başka takımlarda kiralık oyuncuların bile gelip şampiyonluk heyecanını paylaşmaları hiç de yabana atılacak işler değildi.

Fenerbahçe ikinci yarının başında biraz silkinir gibi oldu ama Sarı Kırmızılı takım buna pabuç bırakmayacağını hemen gösterdi. Peşinden Kazım'ın çıkarılıp Semih'in alınması beklenen bir gelişmeydi. Cevat Güler'in buna Nonda-Hakan Şükür değişikliğiyle karşılık verişi 'uyumuyorum ama yaptığına da aldırmıyorum' demeye benziyordu. Ancak Hakan'ın iyi başlamayışı biraz sıkıntı oldu. Bunun üzerine Ümit Karan'ı çıkarıp Song'u oyuna alışı, Sabri'yi de öne çıkarışı usta işi bir düzenlemeydi. Son dakikalarda Cim Bom'un büzülüp Fener'in saldırması normaldi ama sonuçta hakeden kazanacaktı.

Sarı Kırmızılı takım futbol kalitesiyle olmasa da tek kelimeyle olağanüstü mücadelesiyle bu zorlu maçı kazanmayı bildi ve şampiyonluğa doğru dev bir adım attı. Bu kez önce şu şu oyuncular filan değil, 14 Sarı Kırmızılı futbolcu da görülmeye değer bir mücadele sergiledi. Sarı Kırmızılı takım aslan unvanına yakışır bir geceyi taraftarına yaşattı. Lincoln'ün yokluğu gibi önemli bir sorun bile kimsenin aklına gelmedi. Özellikle Ümit Karan "Ayağım kırılsa da oynarım" sözünün hakkını verdi. Bu arada, "Evsahibi yüzde 75 kazanır" bir kez daha doğrulandı. Bundan sonra artık Fenerbahçe için hayat zor olacak...

Ahmet ÇAKIR

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
Free Hit Counter
Free Hit Counter Powered by MyPagerank.Net c Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net Genel