« Önceki |

22/5/2008

Galatasaray'ın şampiyonluk görüntüleri Fenerbahçe TV'yi

Önceki gece Fenerbahçe TV'de "Filede Bu Sezon" adlı voleybol programını izlemek isteyenler, programın ardından Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği OFTAŞ maçının ve ardından Ali Sami Yen'de yaşanan kutlamaların yayınlandığını görünce gözlerine inanamadı.

 

Taraf Gazetesi'nin haberine göre, önceki gece Fenerbahçe TV'de "Filede Bu Sezon" adlı voleybol programını izlemek isteyenler, programın ardından Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği OFTAŞ maçının ve ardından Ali Sami Yen'de yaşanan kutlamaların yayınlandığını görünce gözlerine inanamadı. Çok sayıda sarı-lacivertli taraftar, kulübü telefon yağmuruna tuttu. Tepkiler taraftar sitelerinde de dillendirilmeye başlanınca FB TV Genel Müdürü İhsan Topaloğlu'ndan açıklama geldi.

Sabaha karşı 02.52'de yaşanan "üzücü" olayın teknik aksaklıkların yanında ihmalden de kaynaklandığını söyleyen Topaloğlu şunları söyledi: "Kulübümüze mali yük getirmemesi amacıyla‚ kayıt yaptığımız tüm kasetler tekrar tekrar kullanılmaktadır. Yani bir kaset tek bir kayıt için kullanılmamakta‚ işi bitince üzerlerine yeni kayıtlar yapılmaktadır. Bu uygulama birçok TV kanalında da böyledir. Söz konusu olayın sebebi de budur. Rakibimiz Galatasaray´ın son maçı olası durumlara karşı televizyonumuzda kaydedilmiş sonra da bu kayıtla işimiz bitince üzerine 'Filede Bu Sezon' programı kaydedilmiştir. Olay gecesi nöbetçi arkadaş görevi başında uyuyakalmış ve 'Filede Bu Sezon' programı bittikten sonra kasetteki Galatasaray-Gençlerbirliği Oftaş maçı kaydından kalan bölüm gösterilmeye devam etmiştir. Bu şanssızlıklar silsilesi sonucu söz konusu üzücü durum meydana gelmiştir. Yayıncılıkta dünkü ya da gelecekteki başarılarınızın değil‚ bugünün önemli olduğunun bilinciyle hepinizden yaşanan bu şanssızlık nedeniyle özür diliyorum."

Topaloğlu, mesai saatleri içinde uyuyarak olaya sebebiyet veren çalışanın görevine son verildiğini de sözlerine ekledi.

22 Mayıs 2008, Perşembe

17/5/2008

Tarih Bir Kere Yazılır - 17 Mayıs 2000



Yıl : 2000..
Yer : Kopenhag..
Rakip : Arsenal FC..
Hakem : J. Lopez Nieto..



"Bir varmış, bir yokmuş..." diye başlar masallar.. Bizim masalımız ise öyle başlamadı çocukluğumuzdan beri.. Bizim masalımız " Milan’ı Ali Sami Yen’de son 6 dakikada bulduğu 2 golle geçen Galatasaray..." diye başlıyor.. "Ümit attı 90 1’de penaltıdan..." diye devam ediyor. Kimse bu masalın bitmesini istemiyordu.. Aslında bazıları ve birileride bu masalı bir türlü hazmedememişti.

Kimleri elemedik ki.. Sırasıyla Bologna - Borussia Dortmund - Real Mallorca - Leeds United ve Arsenal.. Ümit’i, Küçük Hakan’ı, Taffarel’i, Popescu’yu, Ergün’ü, Capone’si, Hakan Şükür’ü, Arif’i, Hagi’si.. Her biri destanlar yazmadımı altın harflerle Avrupa’nın en tepesine..

Fatih Terim ve Aslanları adım adım yürüyordu şampiyonluğa.. İnanmış ve istemişlerdi bir kere kolaymıydı onları yollarından vazgeçirmek.. Avrupa’nın en büyükleri denilen takımları yendiler, tek tek ezdiler geçtiler. " Burada biter, yenilirler " denilen her takımı elediler.. Hemde na-mağlup geldiler finale kadar.. Bologna’yı Hakan Şükür - Hasan Şaş ve Ümit Davala’nın golleri ile saf dışı bıraktılar.. Borussia Dortmund’u Hagi ve Hakan Şükür’ün golleri ile devirdiler..Sıra Real Mallorca’ya gelmişti.. İspanyollarıda Arif, Emre, Hakan Şükür, Okan ve Capone ile deviriverdiler..Ve sıra İngilizlerin hırçın çocuğu Leeds United’a gelmişti. Onlarıda Hakan Şükür, Hagi ve Capone üçlüsü ile devirdik.. Artık finaldeydik.. Bir TÜRK TAKIMI finaldeydi.. Ve tarihler ’17 Mayıs 2000i gösterdiğinde Galatasaray ; Danimarka’nın Kopenhag kentinde Parken Stadı’nda Arsenal ile karşılaşıyordu.

Herkes " Arsenal’ide yenemezler yok artık.. " derken Fatih Terim ve Aslanları; Henry’li Overmans’lı Vieria’lı Kanu’lu Bergkamp’lı Seamans’lı Arsenal’ide devirmişler ve Avrupa’nın en büyük 3.kupası olan UEFA KUPA’sını havaya kaldırmışlardı. Penaltılara kadar uzayan maçta Popescu’nun attığı 4.penaltı sonrası Aslanlarımız şampiyonluğunu ilan etmişti.

Birileri hala bu kupaya dil uzatsada, hala bu kupanın hayallerini kursalarda bizim, hatta bütün dünyanın bildiği bir gerçek varki oda bu kupa şu anda Galatasaray SK Müzesinde.. Türkiye’de başka hiç bir takımın yapmaya cesaret edemediği, rüyasında bile göremediği, maketine bile sahip olamadığı kupayı müzemize getirdiğiniz için; TEŞEKKÜRLER ASLANLAR..

İşte O Altın Kadro.. ;

Claudio Taffarel - Mehmet Bölükbaşı - Kerem İnan - Vedat İnceefe - Gica Popescu - Alper Tezcan - Emrah Eren - Fatih Akyel - Hakan Ünsal - Bülent Korkmaz - Ergün Penbe - Suat Kaya - Ümit Davala - Gheorge Hagi - Emre Belözoğlu - Hasan Şaş - Okan Buruk - Ahmet Yıldırım - Hakan Şükür - Burak Akdiş - Arif Erdem - Mehmet Yozgatlı veee ; Fatih Terim..

___________________________________________________________________________


Devleri bir bir dize getirdik Arsenal'e Parken'i dar ettik G.Sarayımız'la tarihe geçtik. 10 kişi kaldık ama yılmadık Sakatlandık, asla yıkılmadık Aslanımız'la yine destan yazdık
17 Mayıs 2000... Tarihe yeni bir Türkiye bayramı olarak geçecek artık. Görenler görmeyenlere, bugünü yaşayanlar çocuklarına, torunlarına anlatacak. Dev Taffarel'i... Mehmetçik Bülent'i... Cengaver Hakan'ı... O aslanları... Tarih unutmayacak, efsaneleri Türkiye yıllar geçse de gururla anacak.
NE devleri yıktık birer birer... Sahada yıkamadılar, her yola başvurdular, başaramadılar. Hagi'ye haksız kırmızı kart gösterildi, yetmedi. Bülent sakatlandı, pes etmedi. Arsenal ne yaptıysa yıkamadı. Çünkü onlar kahramandı, hepsi birer altın adamdı. Ve altın adamlar, hakları olan kupaya bilek gücüyle ulaştı

Şan bizim, şeref bizim
KİM bekliyordu ki bunu!
Terim, "Türk futbolunda heyecanı mayıs ayına taşıyacağız" derken, kim inanıyordu!
Belki bir kaç kişi... Ama mutlaka Galatasaray onbiri...
İnandılar, kazandılar.
Avrupa'nın devlerini yıktılar, UEFA Kupası'na Galatasaray'ın, Türkiye'nin adını yazdırdılar...
Sağolun aslanlar... Varolun çocuklar...
Şan bizim, şeref bizim... Ve yarınlar da bizim...

Öyle bir başladık ki maça... Tribünde üstünlüğü ele geçiren taraftarlarımızın da desteği ile fırtına gibi... Hagi haksız bir kararla kırmızı kart gördü, yılmadık... Bülent sakatlandı, kolunu sardı, devam etti, yılmadık...
Çünkü sahada 11 veya 10 kişi değildik...
70 milyon Galatasaraylıydık... Ve bileğimizin gücüyle söke söke kazandık.

3. ve 16. dakikalarda Arif'le yokladık Arsenal kalesini, Seaman'ı geçemedik. 26. dakikada Hakan Şükür'ün dengesini kaybetmesine rağmen vurduğu şutun auta gitmesine yandık. 34. dakikada Overmars'ın nefis vuruşunda Taffarel'in kurtarışıyla rahatladık.
Ah o 48. dakikada... Hagi, Okan'a, o da Hakan'a aktardı. Hakan'ın şutunda direkten dönen topa yandık. 70. dakikada Capone'nin şutu Seaman'ı yıktı ama gol olmadı, üzüldük.
Normal süre bitmiş, umudumuz artarak devam etmişti... 95. dakikada Adams'la karşılıklı itişen Hagi'nin haksız bir kararla kırmızı kart görmesine yandık. Ama inanmıştık bir yere... Yılmadık. Ve her geçen dakika devleşen Taffarel'e şahit olduk. 104. dakikada Henry'nin, 108. dakikada Parlour'ın, 112. dakikada Kanu'nun şutlarındaki kurtarışlarıyla gurur duyduk.
Ve penaltılar... Ergün attı... Suker, direğe çarptırdı. Hakan Şükür ağları havalandırdı. Parlour karşılık verdi. Ümit yine kaçırmadı... Vieira'nın şutu direği salladı. Ve Popescu son vuruşu yaptı:
Galatasaray şampiyon... Ne mutlu Türkiye'ye.

'Yarınlar da bizim'
Terim, "Konuşmakta güçlük çekiyorum" dedi ve ekledi: "Ülkemize hayırlı olsun. İnşallah devamını da getiririz"
GALATASARAY Teknik Direktörü Fatih Terim, maçtan sonra konuşmakta güçlük çekiyordu... "Ne diyeceğimi bilemiyorum" dedi, "Kelimeler boğazıma düğümleniyor" diye de ekledi.
Sarı - Kırmızılı takımın hocası, derin bir nefis çektikten sonra da devam etti:
"Yarınlar da bizim... Ülkemize hayırlı olsun. İnşallah devamını da getiririz. Bizi destekleyen bu insanların hepsine teşekkür ediyorum. Bize güvenen herkesle, bu çocuklarımla iftihar ediyorum. İnşallah devamını da getiririz."
Ve penaltı kahramanları... Topa gelirken neler düşünüyorlardı? Ne hissediyorlardı?
Önce ilk penaltıyı atan Ergün de söz:
"Çok heyecanlıydım. Ama hocam ilk penaltıyı atar mısın, diye sorunca kabul ettim. Derin bir nefes çektim. Soğukkanlılığımı sağlamaya çalıştım. Ve vurdum. Gol olunca dünyalar benim oldu."
Sıra son penaltıyı atan Popescu'da:
"Benim futbol hayatımın en önemli vuruşu herhalde buydu. Bu güzel ülkeye bu mutluluğu yaşattığımız için çok mutluyum. Herhalde şu an dünyanın en mutlu insanı benim."

Yer yerinden oynadı!
Dünya'nın dört bir yanındaki Türkler maçı coşkuyla izledi, çeşitli illerde de şölenler düzenlendi
GALATASARAY'ın UEFA Kupası finalinde Arsenal'le oynadığı karşılaşma nedeniyle Dünya'da adeta yer yerinden oynadı.
Dünya'nın dört bir yanındaki Türkler maçı coşkuyla izledi. Avrupa ülkelerinde, ABD'de, Afrika'da, Asya'da ve Avustralya'da maç için dev ekranlar kuruldu.
Kazakistan'da Türk şirketleri tarafından işletilen üç otelde sporseverler için özel programlar hazırlandı.
Almanya'da, Fransa'da, Hollanda'da, Avusturya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde Türkler karşılaşmayı tezahüratlarla izledi.

Taksim'de izdiham
Taksim'de kurulan dev ekran nedeniyle izdiham yaşandı. Binlerce taraftar ellerinde bayraklarla maçı izledi.
İstanbul'un her bölgesinde aynı tür uygulamalar göze çarptı. İzmir, Ankara, Adana ve diğer illerde de dün Sarı - Kırmızı bir gece yaşandı.



Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu
Rapid Wien-Galatasaray: 0-3
Galatasaray-Rapid Wien: 1-0

Şampiyonlar Ligi (H) Grubu:
Galatasaray-Hertha Berlin (Almanya): 2-2
Milan (İtalya)-Galatasaray: 2-1
Chelsea (İngiltere)-Galatasaray: 1-0
Galatasaray-Chelsea: 0-5
Hertha Berlin-Galatasaray: 1-4
Galatasaray-Milan: 3-2

7 puanla grup üçüncüsü olan Galatasaray, UEFA Kupası'na katılmaya hak kazandı.

UEFA Kupası
3. tur:
23 Kasım 1999: Bologna-Galatasaray: 2-2
9 Aralık 1999: Galatasaray-Bologna: 2-1

4. tur:
2 Mart 2000: Borussia Dortmund-Galatasaray: 0-2
9 Mart 2000: Galatasaray-Borussia Dortmund: 0-0

Çeyrek final:
16 Mart 2000: Real Mallorca-Galatasaray: 1-4
23 Mart 2000: Galatasaray-Real Mallorca: 2-1

Yarı final:
6 Nisan 2000: Galatasaray-Leeds United: 2-0
20 Nisan 2000: Leeds United-Galatasaray: 2-2

Final:
17 Mayıs 2000: Galatasaray-Arsenal: 4-1 (penaltılarla)

7/5/2008

Galatasaray'ın yeni marşı - çıldırış

5/5/2008

Sivasspor'u 5-3'le geçen Galatasaray, şampiyon gibi

Geçen hafta Fenebahçe'yi devirerek liderlik koltuğuna kurulan G.Saray, Sivas'ı deplasmanda yendi ve son haftaya büyük bir avantajla girdi. Song'un kendi kalesine attığı golle geri düşen Cevat Güler ve öğrencileri, Arda'nın iki dakikaya sığdırdığı 2 golle öne geçti. İkinci yarıda Cim Bom kaçtıkça Sivas yakaladı. Ancak Arda ve Hakan Şükür, Sarı-Kırmızılıları mutlu sona bir adım daha yaklaştırdı.



Fenerbahçe'den sonra Sivasspor'u da yenen Galatasaray'ın şampiyonluk yolu iyice açıldı. Oldukça çekişmeli geçen 4 Eylül Stadı'ndaki karşılaşmayı Sarı-Kırmızılılar Arda (3), Ayhan ve Hakan Şükür'ün golleriyle 5-3 kazanmayı başardı. Bu sonuçla Cim Bom, ligin son haftasında G.Oftaş'tan bir puan alsa bile şampiyonluk ipini göğüsleyecek.

Ali Sami Yen'de F.Bahçe'yi yenerek zirveye kurulan G.Saray, dün de deplasmanda Sivas'ı geçerek şampiyonluk yolunu iyice açmak istiyordu. Ümit'in cezalı olduğu karşılaşmada Hakan Şükür ve Lincoln yedek kulübesindeydi. Forvet hattındaki Nonda'yı orta sahadan Ayhan ile Arda destekliyordu. Song, savunmanın sağına çekilmiş, Sabri ise orta sahada görevlendirilmişti.

Sivasspor'un 12. dakikada sağ kanattan kullanılan köşe atışında ceza alanı içinde oluşan karambolde Song, meşin yuvarlağı kendi ağlarına gönderdi: 1-0. 40. dakikada Ayhan'ın çizgiden yaptığı ortayı Arda, kaleye yollamakta zorlanmadı: 1-1. Bu golden iki dakika sonra bu kez yapılan ortada Servet'in kafayla verdiği pası yine Arda ağlara yolladı: 2-1. Karşılaşmanın ikinci yarısında taraftarlarının büyük desteğini arkasına alan ev sahibi Sivasspor, 50. dakikada Mehmet Yıldız'ın tartışmalı golüyle beraberliği yakaladı: 2-2.

Bu golden iki dakika sonra orta sahanın başarılı ismi Ayhan sahneye çıktı. Uzaktan attığı sert şutla bir kez daha Galatasaray'ı öne geçirmeyi başardı: 3-2. Bülent Uygun'un talebeleri 67. dakikada Sezer'le bir kez daha eşitliği sağladı: 3-3. Beraberlikten sonra yeniden rakip kaleye yüklenen Galatasaray'da gecenin yıldızı Arda Turan, attığı güzel golle takımının şampiyonluk yolunu açtı: 4-3. Karşılaşmanın 88. dakikasında ise gol perdesini Hakan Şükür kapattı: 5-3.

Aykut, 5 maç sonra kalesinde üç gol gördü

Süper Lig'de G.Saray'ın Kasımpaşa'ya evinde 1-0 yenilmesinin ardından kaleyi devralan kaleci Aykut, ligde başarılı bir performans gösterip kalesini gole kapatırken 5 maç sonra üç gol birden yedi. F.Bahçe maçındaki dikkatli ve soğukkanlı oyunuyla "G.Saray'ın kalesi sağlam" mesajını veren Aykut, G.Saray'ın file bekçiliğini yaptığı Gaziantep (0-0), Gençlerbirliği (1-0), Trabzonspor (1-0), İstanbul Büyükşehir Belediyespor (3-0) ve Fenerbahçe (1-0) lig maçlarında gol yemedi. Sarı-Kırmızılı ekip, Aykut'un kaleyi devraldığı son 10 maçta tek bir yenilgi aldı. G.Saray, Aykut'un kaleye geçtiği son 10 lig maçında Beşiktaş haricinde hiçbir takıma yenilmezken 8 galibiyet, 1 de beraberlik aldı.

Galatasaray'a beraberlik bile yetiyor

Süper Lig'in zirvesini yakından ilgilendiren maçta Galatasaray, Sivasspor'u 5-3 mağlup ederek son haftaya büyük avantajla girdi. Sarı-Kırmızılılar, haftaya Ali Sami Yen'de Oftaş ile berabere kalırsa dahi 17. şampiyonluğuna ulaşacak. Fenerbahçe ise şampiyonluk ipini göğüsleyebilmek için Trabzonspor deplasmanında galibiyet kovalarken G.Saray'ın mağlup olmasını bekleyecek. Sarı-Kırmızılı takımın mağlup olması, Trabzon'dan da 3 puan çıkarılması durumunda rakiplerine ikili averajda üstünlüğü bulunan F.Bahçe en avantajlı duruma gelecek ve ipi göğüsleyecek.

[MAÇIN ADAMI] Golleriyle Aslan'ı coşturdu
Sivas maçında tek forvet Nonda'nın en büyük destekçisi Arda Turan, dün attığı üç golle Sarı-Kırmızılı takımın galibiyetinde büyük rol oynadı. Orta sahada hem takımının ataklarına yön veren genç futbolcu, hem de son vuruşları iyi yaparak gecenin yıldızı oldu.

[HAYAL KIRIKLIĞI] Kendi kalesine gol attı
Uzun bir sakatlık dönemi geçiren Kamerunlu oyuncu Song, dün Sivasspor karşısında savunmanın sağında görev yaptı. Ev sahibi takımın atakları karşısında etkisiz kalan Song, bir gol de kalesine atarak kötü bir performans sergiledi.

[KIRILMA NOKTASI] İşi Arda'nın 3. golü bitirdi
Ev sahibi Sivasspor, iki kez yenik duruma düşmesine rağmen beraberliği yakalamayı başardı. Sivasspor'un galibiyet için yüklendiği dakikalarda bir kez daha sahneye çıkan Arda Turan, ev sahibi takımın galibiyet umutlarını bitiren gole imza attı.

[HAKEMİN NOTU] Özkahya maçın altında ezilmedi
Sivasspor-Galatasaray karşılaması ligin en stresli karşılaşmalarından biriydi. İki takımın da şampiyonluk hesapları yaptığı bu karşılaşmayı hakem Halis Özkahya en iyi şekilde yönetmeye çalıştı. Ancak zaman zaman sertliklere izin veren Özkahya, özellikle avantaj kuralını işletmeyerek iki takımın da önemli ataklarını kesti.

[MAÇIN NOTU] 8
Sivas ilk golü atarken Sarı-Kırmızılılar, Arda'nın 2 golüyle öne geçti. Yiğidolar, Mehmet'in tartışmalı golüyle beraberliği yakaladı. Ayhan ve Sezer'in karşılıklı golleriyle bir kez daha maça denge geldi. Son sözü Arda ve Hakan söyledi.



2/5/2008

En güçlü takımlar

Avrupa'nın en güçlü takımları sıralandı. Listeye Türkiye'den sadece bir takım girebildi. O takımda tahmin edeceğiniz gibi Avrupa'daki başarıları ile Galatasaray oldu.
Kanada merkezli medya kuruluşu TSN, bu yılki Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması'nda (European Club Power Rankings) Türkiye'den sadece Galatasaray'ı listeye aldı.


TSN tarafından her yıl düzenli olarak açıklanan Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması'nda, ilk 2 sırayı Şampiyonlar Ligi Finali'ni de oynayacak olan İngiliz ekipleri Manchester United ile Chelsea alırken, Galatasaray 20. sırada gösterildi.

Takımların güncel performansına dayalı yapılan değerlendirmede, listede yer alan tek Türk ekibi Galatasaray olurken, sarı-kırmızılı kulüple ilgili yapılan bilgilendirmede de ezeli rakibi Fenerbahçe karşısında muhteşem bir derbi zaferi yaşadığı ve 17. şampiyonluğa çok yaklaştığı için Avrupa'nın en başarılı kulüpleri listesine girdiği belirtildi.

TSN tarafından hazırlanan Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması şöyle oluştu:

1- Manchester United (İngiltere)
2- FC Chelsea (İngiltere)
3- Inter (İtalya)
4- Real Madrid (İspanya)
5- AS Roma (İtalya)
6- Arsenal (İngiltere)
7- Liverpool (İngiltere)
8- Barcelona (İspanya)
9- Glasgow Rangers (İskoçya)
10-Bayern Münih (Almanya)
11-Juventus (İtalya)
12-Olympique Lyon (Fransa)
13-PSV Eindhoven (Hollanda)
14-Fiorentina (İtalya)
15-Celtic (İskoçya)
16-Porto (Portekiz)
17-Zenit St.Petersburg (Rusya)
18-Villarreal (İspanya)
19-Olympiakos (Yunanistan)
20-GALATASARAY (TÜRKİYE)

28/4/2008

İşte şampiyonluk hesapları: Hangi maç nasıl bitmeli?

Turkcell Süper Lig'de Galatasaray, Fenerbahçe'yi Ali Sami Yen Stadı'nda 1-0 yenerek son iki haftaya büyük bir avantaj ile girdi.



Bu karşılaşmanın ardından şimdi herkes elde kağıt kalem, hesap yapıyor. Fenerbahçe, Galatasaray, Sivasspor ve Beşiktaş'ın hesapları ayrı ayrı. Herkes, hangi sonucun kendisine neler getireceğini düşünüyor.

Galatasaray, en yakın iki rakibi Fenerbahçe ve Sivasspor'un 3, Beşiktaş'ın ise 6 puan önünde son iki haftaya lider olarak giriyor. Gelecek hafta Sivasspor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek olan Galatasaray, Turkcell Süper Lig'in son haftasında Gençlerbirliği OFTAŞ Spor'u konuk edecek. Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından ligde ince hesaplarda başladı. İşte o hesaplar;

G.SARAY'A 4 PUAN YETİYOR!

Fenerbahçe'ye 1-0 mağlup ederek 3 puan farkla liderliğe yükselen Galatasaray, kalan iki maçından 4 puan çıkarması durumunda şampiyon olacak. Ancak Galatasaray, Sivasspor'a yenilir, Fenerbahçe de Gençlerbirliği'ni yenerse, 3 takımın puanı eşitlenecek. Bu durumda 3'lü averajda iyi olan Fenerbahçe liderliği yeniden eline geçirecek ve şampiyonluk yolunda çok önemli bir adım atacak.

FENERBAHÇE PUSUDA!

Fenerbahçe, Turkcell Süper Lig'de kalan iki haftada önce Gençlerbirliği ile Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda, hemen ardından ise ligin son haftasında Trabzonspor ile Hüseyin Avni Aker Stadı'nda karşı karşıya gelecek. Fenerbahçe'nin bu iki takımı da yenmesi ise şampiyon olmasına yetmeyecek.

Bu sezon iyi bir çıkış yaparak şampiyonluk kovalayan Sivasspor ise gelecek hafta Galatasaray'ı mağlup ederek Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği ya da ligin son haftasında Trabzonspor karşısında puan kaybetmesini bekleyecek. Sivasspor, Galatasaray'ı 3 farklı yendikten sonra ligin son haftasında Gençlerbirliği'ni yener; Fenerbahçe, Trabzonspor'a puan kaybederse Kırmızılı Beyazlılar, Turkcell Süper Lig'de şampiyonluğunu ilan edecek.

BEŞİKTAŞ'A NE LAZIM?

Beşiktaş'ın şampiyonluk hesapları ise oldukça karışık! Gelecek hafta Sivasspor-Galatasaray maçının berabere bitmesini bekleyecek olan Beşiktaş, aynı zamanda Fenerbahçe'nin de Gençlerbirliği karşısında puan kaybetmesini dört gözle bekleyecek. Bu denklerim oluşması ve Beşiktaş'ın Ankaragücü'nü mağlup etmesi durumunda zirvede adeta savaş yanacak. Şayet gelecek hafta Galatasaray, Sivasspor'u yenerse Beşiktaş'ın şampiyonluk şansı kalmayacak.




28/4/2008

14 Aslan'ın müthiş mücadelesi

Dev maçla ilgili olarak hafta boyunca bizler konuştuk. Her zaman olduğu gibi gerekenden çok da fazla konuştuk... Oysa gerçek söz sahada söylenecek ve onu da futbolcular yapacaktı... Bütün bir sezonun hesabının bu maçta görülecek oluşu, maçı "yürek dayanmaz" hale getirmişti. Üstelik şampiyon oluyorum derken kendini 3.lükte bulma tehlikesi de kapıdaydı...

İlk 45 dakika bittiğinde, Fenerbahçe'yi izleyen yorumcu arkadaşlar Sarı Lacivertli takımı bu sezon hiçbir karşılaşmada bu kadar etkisiz görmediklerini söylüyorlardı. Gerçekten de Galatasaray sezonun kaderini belirleyecek maçı kazanmayı rakibinden çok daha fazla istediğini bütün belirtileriyle ortaya koymuştu. Sadece sonuç alma yönünde yeterince becerikli sayılmazdı. Tabii Ümit Karan'ın direkten dönen vuruşunda da talihsizdi. Gerçi ortada hiçbir şey yokken bulunan hazine değerindeki golden sonra talihsizlikten sözetmek de pek doğru olmazdı. Volkan'ın rahatça alabileceği topa Edu da çıkınca Nonda futbol hayatının belki de en önemli golünde topu kafasıyla ağlara itme zahmetine katlandı.

Açıkçası böyle bir maçta nefis bir organizasyon ya da kurşun gibi bir şutla yenecek golden çok daha yıkıcıydı böylesi... Ardından Edu'nun yerini Yasin'e bırakmak zorunda kalması F.Bahçe için iyi bir gece olmayacağını gösterir gibiydi... Galatasaray her yönden daha iyi hazırlanmıştı maça. Sadece saha içinde değil tribünde de güçlüydü Cim Bom. Eski başkanlar ve teknik direktörlerin tribünde yer alışı, başka takımlarda kiralık oyuncuların bile gelip şampiyonluk heyecanını paylaşmaları hiç de yabana atılacak işler değildi.

Fenerbahçe ikinci yarının başında biraz silkinir gibi oldu ama Sarı Kırmızılı takım buna pabuç bırakmayacağını hemen gösterdi. Peşinden Kazım'ın çıkarılıp Semih'in alınması beklenen bir gelişmeydi. Cevat Güler'in buna Nonda-Hakan Şükür değişikliğiyle karşılık verişi 'uyumuyorum ama yaptığına da aldırmıyorum' demeye benziyordu. Ancak Hakan'ın iyi başlamayışı biraz sıkıntı oldu. Bunun üzerine Ümit Karan'ı çıkarıp Song'u oyuna alışı, Sabri'yi de öne çıkarışı usta işi bir düzenlemeydi. Son dakikalarda Cim Bom'un büzülüp Fener'in saldırması normaldi ama sonuçta hakeden kazanacaktı.

Sarı Kırmızılı takım futbol kalitesiyle olmasa da tek kelimeyle olağanüstü mücadelesiyle bu zorlu maçı kazanmayı bildi ve şampiyonluğa doğru dev bir adım attı. Bu kez önce şu şu oyuncular filan değil, 14 Sarı Kırmızılı futbolcu da görülmeye değer bir mücadele sergiledi. Sarı Kırmızılı takım aslan unvanına yakışır bir geceyi taraftarına yaşattı. Lincoln'ün yokluğu gibi önemli bir sorun bile kimsenin aklına gelmedi. Özellikle Ümit Karan "Ayağım kırılsa da oynarım" sözünün hakkını verdi. Bu arada, "Evsahibi yüzde 75 kazanır" bir kez daha doğrulandı. Bundan sonra artık Fenerbahçe için hayat zor olacak...

Ahmet ÇAKIR

28/4/2008

Galatasaray'ın kalesi gole kapalı

Turkcell Süper Lig'de Galatasaray'ın Kasımpaşa'ya evinde 1-0 yenilmesinin ardından kaleyi devralan kaleci Aykut, ligde başarılı bir performans gösterirken kalesinde güven veriyor.
Image Hosted by ImageShack.us


Fenerbahçe maçında da dikkatli ve soğuk kanlı oyunuyla Galatasaray'ın kalesi “Sağlam” mesajını veren Aykut, ligde son 5 maçta gol yemezken, Denizlispor maçında yediği golden sonra kalesini de tam 515 dakikadır rakip takımların gollerine kapadı.

Galatasaray, Aykut'un file bekçiliğini yaptığı Gaziantepspor (0-0), Gençlerbirliği (1-0), Trabzonspor (1-0), İstanbul Büyükşehir Belediyespor (3-0) ve Fenerbahçe (1-0) lig maçlarında gol yemedi.

AYKUT'TAN SONRA LİG'DE TEK MAĞLUBİYET

Sarı-kırmızılı ekip, Aykut'un kaleyi devraldığı son 9 maçta tek bir yenilgi aldı. Galatasaray, Aykut'un kaleye geçtiği son 9 lig maçında Beşiktaş haricinde hiçbir takıma yenilmezken, 7 galibiyet 1 de beraberlik aldı.

Aykut ile Galatasaray, son 9 maçın ilk etabında Beşiktaş'a 1-0 yenilirken, daha sonraki 8 karşılaşmada Kayserispor'u 2-0, Ankaraspor'u 1-0, Denizlispor'u 2-1, Gençlerbirliği'ni 1-0, Trabzonspor'u 1-0, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u 3-0 ve Fenerbahçe'yi 1-0 mağlup ederken, Gaziantepspor ile 0-0 berabere kaldı.
Galalatasaray, bu dönemde 2 maçta toplam 2 gol yerken, 7 maçta filelerinde gol görmedi.

Aykutlu Galatasaray, Fortis Türkiye Kupası'nda ise Fenerbahçe'yi 2-1 yenerken, Gençlerbirliği'ne 1-0'lık yenilginin ardından 1-1'lik beraberlikle yarı finalde elendi.


28/4/2008

Cim Bom'dan Şampiyonluk için dev adım

Son yılların en önemli derbisinde zafer Galatasaray'ın oldu. Sami Yen'de heyecanın hiç eksilmediği maçta 37. dakikada kaleci Volkan ve Edu'nun büyük hatasında Nonda, şampiyonluk için kritik 3 puanı kazandıran golü attı. Cevat Güler yönetimindeki Aslan, son 2 haftaya lider girerken, Sarı Kanaryalar ise büyük bir avantaj kaybetti.
td>

Final niteliği taşıyan derbi maçta Galatasaray, Ali Sami Yen'de Fenerbahçe'yi 1-0 yendi. Nonda'nın attığı tek golle altın değerinde üç puan kazanan Sarı-Kırmızılılar, ligin bitimine iki hafta kala üç puan farkla koltuğun yeni sahibi oldu.

Ligde 70 puanla zirvede yer alan iki takım, dün gece alacakları bir galibiyetle şampiyonluk yolunda büyük bir mesafe alacaktı. Galatasaray'da Lincoln'ün son anda sakatlanmasıyla Sarı-Kırmızılılar yeniden çift forvete dönmüştü. Hücumdaki Nonda ve Ümit ikilisini orta sahadan Arda Turan destekliyordu.

Mehmet Topal, savunmanın sigortası gibi görev yaparken, Ayhan ve Barış ise orta sahada hem savunmaya hem de hücuma yardım ediyordu. Fenerbahçe'de Zico ise savunmanın solunda Uğur'a şans verirken orta sahanın soluna Deivid'i, sağına da Kazım'ı yerleştirmişti. Ön liberoda Maldonado ve Mehmet Aurelio savunmaya yardım ediyor, Alex, Deivid ve Kazım da forvetteki Kezman'a yakın oynuyordu.

align="center">

İlk 45 dakika geride kaldığında Galatasaray, istediği oyun planını Fenerbahçe karşısında çok güzel uyguladı. Orta sahada daha çok topa sahip olan Sarı-Kırmızılılar, kanatları ise Arda ve Barış ile verimli kullandı. Oyunu rakip kaleye yıkan ev sahibi takım, üst üste önemli gol pozisyonları üretti. 26. dakikada Emre'nin uzun pasında Ümit'in şık vuruşu direkten oyun alanına dönerken, Nonda'nın şutu Volkan'da, Barış'ın yakın mesafeden vuruşu ise savunmada kaldı. Sarı-Kırmızılılar, güzel futbolunun karşılığını 37. dakikada kaleci Volkan ile Edu'nun büyük hatasında topu önünde bulan Nonda'nın attığı golle aldı: 1-0. Bu yarıda Fenerbahçe ise bir türlü istediği futbolu ortaya koyamadı. Alex ve Kezman'la geliştirdiği ataklarda Sarı-Lacivertliler, son vuruşlarda etkili olamadı. Özellikle son dakikada Alex müsait durumda kaleci Aykut'u geçemedi.

İkinci yarıda Galatasaray galibiyeti korumak için daha fazla savunmaya çekilirken Zico'nun Kazım'ın yerine Semih'i oyuna alması Sarı-Lacivertli takımın hücumlarına zenginlik kazandırmadı. Deivid'in kafa vuruşu, Alex'in uzaktan attığı şut ve yine ceza alanı içinde oluşan karambolde Sarı-Lacivertliler, düzgün bir vuruş yapamayınca Sarı-Kırmızılılar sahadan üç puanla ayrılmayı başardı.


Cevat Güler, Zico'nun saltanatını bitirdi
Feldkamp'ın istifasının ardından takımın başına getirilen Cevat Güler, ligde üst üste 4. galibiyetini alırken Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico ise Türkiye'deki ilk derbisini kaybetti. Zico'lu Fenerbahçe, daha önce Beşiktaş ve G.Saray ile yaptığı 7 lig maçından 6'sını kazanırken 1'inde berabere kalmıştı. Bu arada Galatasaray karşısında son 6 lig maçında da galip gelen Fenerbahçe, 12 Aralık 2004'ten sonra ilk defa yenildi.

Polat: Kazandık, mutluyuz ama şampiyon olmadık
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, galibiyetten dolayı mutlu olduklarını, ancak henüz şampiyon olmadıklarını söyledi. Polat, "Olağanüstü bir gündü. Kazandığımız için mutluyuz, ama henüz şampiyon olmadık. O yüzden şu anda herkes kampta." dedi. Sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen Lincoln konusunda ise Polat, "Lincoln, en üzüntülü olan kişiydi. Lincoln, çok oynamak istiyordu. Sakatlığına rağmen oynamak istedi. Riske etmek istemedik. Tabii ki oynasaydı katkısı olacaktı. İnşallah Sivasspor maçında oynar." diye konuştu.

[HAYAL KIRIKLIĞI] Zico, Kazım'a dayanamadı
Teknik Direktör Zico'nun ilk yarıda sağda oynattığı verim alamayınca sol kanada çektiği Colin Kazım, dün gece takımı adına olumlu katkı sağlayamadı. Zico, kazandığı topları isabetli kullanamayan ve sık sık pas hatası yapan Kazım'a daha fazla dayanamadı ve kendisini kenara alarak yerine Semih'i soktu.

[MAÇIN ADAMI] Mehmet Topal Alex'i kilitledi
Galatasaray defansının kilit isimlerinden Mehmet Topal, dün gecenin en çalışkan ismiydi. Fenerbahçe'nin oyun kurmakla görevlendirdiği Alex'i maçın başından sonuna kadar adeta gölge gibi takip eden Topal, ayrıca takımının geliştirdiği ataklara da katkı yaptı.

[KIRILMA NOKTASI] Volkan kaçırdı, Nonda affetmedi
Galatasaray maça hızlı başladı. F.Bahçe defansı, ilk dakikalardan itibaren geliştirilen atakları başarıyla savuşturdu. Ümit Karan'ın bir şutu direkten döndü. 37. dakikada Edu ve Volkan aynı topa çıktı. Volkan, meşin yuvarlağı Nonda'nın önüne yuvarladı. Bu futbolcu da kafa vuruşuyla G.Saray'a maçı getiren golü kaydetti.

[HAKEMİN NOTU] Aydınus, tansiyonu yükseltmedi
Süper Lig'in gelecek vaat eden hakemlerinden Fırat Aydınus, derbi müsabakasının ağırlığı altında ezilmedi. Futbolcuları, kartlarını göstermeden sık sık uyaran Aydınus, tansiyonu düşürmek için elinden geleni yaptı. Edu'nun F.Bahçe ceza sahası içinde Hakan Şükür'ü yere düşürmesine ise Aydınus devam kararı vererek tartışmaya zemin hazırladı.

[MAÇIN NOTU] 8
Sezonun heyecanı en yüksek karşılaşmasında karşı karşıya gelen Galatasaray ile Fenerbahçe, büyüklüklerine yakışır şekilde mücadele etti. Her iki takım da tribünleri tıklım tıklım dolduran taraftarlara 10 üzerinden 8'lik bir seyir zevki sundu.


Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Fırat Aydınus xx, Bülent Gökçü xx, Serkan Ok xxx
Galatasaray: Aykut xxx, Sabri xxx (Dk. 90 Mehmet Güven ?), Emre xxx, Servet xxx, Hakan Balta xxx, Barış xx, Ayhan xxx, Mehmet Topal xxx, Arda xxx, Ümit xx (Dk. 78 Song x), Nonda xxx (Dk. 62 Hakan Şükür xx)
Fenerbahçe: Volkan Demirel x, Gökhan xx, Lugano x (Dk. 43 Yasin x), Edu x, Uğur xx (Dk. 73 Vederson x), Kazım x (Dk. 58 Semih x), Maldonado x, Aurelio xxx, Deivid xx, Alex xx, Kezman x
Gol: Dk. 37 Nonda (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 52 Ümit, Dk. 84 Mehmet Topal (Galatasaray)





26/4/2008

Sami Yen’in atmosferi Avrupa 4.’sü

G.SARAY’IN maçlarını oynadığı Ali Sami Yen Stadı, ’Avrupa’nın Atmosferi En İyi 4. Stadı’ seçildi. Britanya merkezli uluslararası medya şirketi Setanta’nın internet sitesinde yayınlanan ’Avrupa’nın atmosfer açısından en iyi 11 stadı’ listesine Ali Sami Yen Stadı da girdi. Hafta sonu yapılan Newcastle-Sunderland maçının ardından Newcastle Teknik Direktörü Kevin Keegan’ın, St James’ Park’ın dünyadaki en iyi atmosfere sahip olduğunu iddia etmesi üzerine hazırlanan listede ilk sırayı ise Mestalla (Valencia) aldı.

Sıralamada Anfield Road (Liverpool) 2., Velodrome (Marsilya) 3., Fratton Park (Portsmouth) ise 5. sırada kendisine yer buldu.

vatan

Free Hit Counter
Free Hit Counter Powered by MyPagerank.Net c Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net Genel