ÇOK AĞIRLARINA GİTMİŞ
Bu milletin inancı, namazı, başörtüsü, orucu; sizin balık yerken zıkkımlanmanızla eşdeğer öyle mi?
Bu yıl Ramazan’a girerken acaba nasıl bir fitne fesat bizi bekliyor diye merak ediyorduk. Fazla beklemeden kokusu çıktı.
Bu Ramazan’da bazıları anason kokacak. İçki-balık tartışması başlattılar.
Başbakan’ın içkili balık lokantasında karşı masaya kadeh kaldırmasıyla başlayan polemik, eskiden içkili olan birkaç balık lokantasının belediyenin işletmesine geçtikten sonra içkisiz hale dönüştürülmesi tartışmasına dönüştü.
Gören de memlekette içki satışları yasaklanmış, içenin kafası vuruluyormuş sanır. Altı üstü
3-5 tane mekan ‘halka açık balık lokantası’ haline getirildi diye kıyamet koparıyorlar.
‘Halka açık’ ifadesi ne demekmiş, içki içenler halk değil miymiş ?
Kafayı buna takmışlar.
Saysanız en fazla 5 tane mekandan içki kaldırıldı diye bütün bu yaygara. Koca İstanbul’da belki yüzlerce içkili balık lokantası var. Boğazda ve sahil şeridinde neredeyse içkisiz balık lokantası yok denecek kadar az. İstiklal’deki balık lokantalarında içki içmeyeni dövüyorlar.
Siz zaten demleneceğiniz mekanları çok iyi biliyorsunuz. Kala kala belediyenin 3-5 balık lokantası mı size battı ?
Asıl önemsediğimse bu hazımsız güruhun ‘halka açık balık lokantası’ ibaresinden rahatsız olması. Bu ifade onlara kendilerini halk değillermiş gibi hissettiriyormuş.
Bence çok yerinde bir his bu. Çok da iyi olmuş böyle hissettikleri. Demek ki bu ülkede ilk defa sizler kendinizi halk değilmiş gibi hissettiniz.
Ortadaki uygulamanın böyle bir his uyandırdığı falan yok ama bu hissi yaşamanız çok güzel.
Anladınız mı şimdi milyonlarca inançlı insanın yıllarca nasıl halk değilmiş gibi muamele gördüğünü. Üstelik siz kendinizi halk değilmiş gibi hissettiğinizde bile gidip içki içebileceğiniz yüzlerce mekan var.
Namaz kıldığı, başını örttüğü, oruç tuttuğu, imam hatibe gittiği için bu ülkenin milyonlarca insanını siz yıllarca nasıl halk olarak görmediyseniz,
Bu insanlar bu ülkenin kurumlarına ve mekanlarına nasıl halk olarak görülmedikleri için alınmadıysa,
Halk olarak görülmedikleri için üniversite kapılarından nasıl geri çevrildiyse,
Kamusal alan denilen zırvaya nasıl takıldıysa,
Nasıl vebalı muamelesi gördüyse,
şimdi siz iki tane balık lokantasına gidip içemeyeceksiniz diye kendinizi bütün bu muameleye tabi tutulmuş insanlarla aynı kefeye koyuverdiniz.
Size göre bu milletin inancı, namazı, başörtüsü, orucu, dini hassasiyetleri; sizin balık yerken zıkkımlanmanızla eşdeğer öyle mi ?
Milleti yıllarca halk olarak görmeyenler, şimdi iki tane içkili lokanta içkisiz hale geldi diye ağırlarına gidiyor.
Aman ne güzel.
Kafayı çekince size nasılsa her gün bayram. İstediğiniz yerde de içkinizi içiyorsunuz zaten. Bırakın da şu millet ailesiyle gidip rakı kokusu ve sigara dumanı olmayan bir yerde ağız tadıyla balık yesin.
Ha o kadarını da kaldıramıyorsanız hakkaten halk olmayı halk etmiyorsunuz.
Abdullah Abdulkadiroğlu
0 yorum yazılmıştır